Prof.Dr. Adnan Yüksel GÜRÜZ

Prof.Dr. Adnan Yüksel GÜRÜZ

FARKLI BAKIŞ
[email protected]

DÜNYANIN AŞI İLE İMTİHANI

28 Ocak 2022 - 09:47

Omicron hızını alamadan dünya hala aşılamanın zorunlu olup, olmamasını, ya da kimlere zorunlu olmasını kararlaştırmaya çalışıyor. ABD başkanı Biden 100 kişiden fazla çalışanı olan şirketleri de içine alacak aşılanma zorunluluğu talebini görüşen ABD Anayasa mahkemesi büyük şirket çalışanlarının aşılanma zorunluluğunu 6-3 oyla reddederken, sağlık çalışanlarında zorunlu aşılamayı 5-4 oyla kabul etti. Biden 100 kişiden fazla çalışanı olan şirketlerdeki herkesin ya tam doz aşılanmasını, aşılanmayanların ise her hafta COVID-19 için PCR testi yaptırması zorunluluğunu talep ediyordu. Mesleki Sağlık ve Güvenlik Ofisi uygulamaya olumlu bakarken, Anayasa mahkemesi bu tip talebi uygulamaya sokmanın yetkilerinin dışında olduğuna hükmetti. Halen 35 milyon daha fazla ABD vatandaşı aşılanmaya karşı duruş sergiliyor.
                                           
Her gün ABD’de hasta sayıları bir önceki hasta sayılarını geride bırakırken (milyonu geçen günlük olgu sayıları), ABD sağlık yetkilileri kısa sürede tüm Amerikalıların COVID-19 ile enfekte olacağını bekliyor.Hastanelerin mevcut yükü halen taşıyabildiği günümüzde ABD’nin COVID-19 yaptırımlarının gözden geçirilmesinin gerekliliği tartışıyorlar. Dr.Fauci de herkesin bir gün COVID ile enfekte olacağını, tam aşılı, ya da hatırlatma dozu olmuş bile olsa pek çok kişinin hastalığa yakalanabileceğini ama büyük sorun yaşamadan, hastanelik olmadan süreci tamamlayacağına inandığını ekledi.

Türkiye ve dünya genelinde bu alanda çalışan tüm uzmanların hemfikir olduğu bir konu bu alandaki önemli otoritelerden birinin ağzında da bir kez daha teyit edilmiş oldu. Mevcut aşıların hiçbiri hastalığa karşı %100 korumuyor. Aşılanmak tek başına yeterli değil. Maske-Mesafe-Hijyen kurallarının göz ardı edilmesi hastalığa davetiye çıkaran en önemli hata bu da ancak toplumsal bilinç ile sabırla üstesinden gelinebilecek bir durum. Ben kişisel olarak OMICRON varyantının pandeminin başından beri virüsün geçirdiği mutasyonlar içinde hastalığın geleceği açısından en umut vaat eden değişim olduğunu düşünüyorum. Hastalık aşılama veya toplumsal bağışıklığın etkisiyle nispeten daha hafif seyrediyor, aşısızların tamamını doğal yolla bağışıklayacak ve sonuçta baştan beri hayalleri süsleyen TOPLUMSAL İMMÜNİTE oluşmasına katkı sağlayacaktır. Milyarlarca doz aşı yapılmış olmasına rağmen özellikle AFRİKA ülkelerinde aşılanma oranının son derece düşük kalması (ekonomik, lojistik sebeplerle ne yazık ki) insanlık için en büyük riski oluşturuyor. Ayrıca aşılam ne yazık ki beklenenden çok daha fazla sayıya ulaşmasına rağmen yapılma hızı istenilen kısa sürede olamadığı için yangın bir yerde sönecekken, öbür taraftan gelen bir rüzgarla yeniden körükleniyor. Etkin aşı ve ilaçların devreye girmesi bu hayatımızı zehreden salgının önüne geçecek umutlar saçıyor ama iş yine de insanlarda bitecek. Hükümetler gerek ekonomik gerek sosyal gerek hukuki nedenlerle daha güçlü yaptırımlara karşı direniyorlar. Ama hiçbir ekonominin gücü bu yükü daha fazla sırtlayacak durumda değil. Her devlet para basıyor, gücü nispetinde vatandaşlarına sağlık hizmeti vermek, ekonomik kaynak aktarmaya çaba sarf ediyor. Enerji, hammadde darboğazları, zorlu kış koşulları, ülkelerin bitip tükenmek bilmeyen saldırganca tutumlarını besleyen siyasi, dini ayrılıklar (Afganistan, Hindistan, Çin, Irak, Suriye, Suudi Arabistan, Rusya, Ukrayna, Kazakistan) mevsimsel grip dünyayı huzursuz etmektedir.

Ülkemizdeki düzensiz göçmenlerin varlığı, insanların 2 yıldır büyük baskı altında yaşaması, aşılananların gereksiz özgüvenli davranışları günlük olgu sayılarını 70 bin üzerine çıkardı. Beşinci doz aşısını olanlar, hiç aşılanmayanlar, aşılamayı yarım bırakanlar, hastalanıp bildirimde bulunmayanlar, kafaları karıştıran sosyal medya haberleri ile gündemi bulandıranlar, izolasyon kurallarını hiçe sayanlar gırla,  ne diyeyim bindik bir alamete, Allah hepimize akıl fikir versin. Sağlıklı günler dileklerimle.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum