Prof.Dr. Adnan Yüksel GÜRÜZ

Prof.Dr. Adnan Yüksel GÜRÜZ

FARKLI BAKIŞ
[email protected]

GEBELİKTE COVID-19 AŞILANMASININ ÖNEMİ

01 Ekim 2021 - 10:22

İsrail’deki yapılan çalışmada PFIZER/BIONTECH’inmRNA  aşısıyladoğumdan önce aşılanan gebelerin göbek kordonundan fetusa yeterli miktarda SARS-CoV-2’ye karşı oluşmuş IgG antikoru geçtiği, yapılan karşılaştırmada anne ve bebek serumlarında antikor konsantrasyonlarının anlamlı benzerlik gösterdiği gözlemlenmiştir.

Çalışmada doğumdan yaklaşık 1 ay önce 2. Doz aşı olan 64 gebe ile, doğumdan 3-5 ay öncesinde COVID-19 geçiren 11 gebe izlenmiştir. Gebelerin 2. Doz aşılamaları 33-36. haftalar arasında tamamlanmış olup, PCR testi pozitif olan gebelerde de hastalık doğumdan yaklaşık 3-5 ay önce geçirilmiş olduğu ortalama iyileşme zamanın gebeliğin 27-31. Haftaları arasında olduğu görüldü.Yapılan testlerde anne serumunda, kordon kanında, anne sütünde ve bebek kanındaki SARS-CoV-2 IgG antikorlarının bilimsel olarak uyumlu olduğu görüldü. Çalışmanın en dikkat çeken yönü aşılanmış gebelerin antikor düzeyi, doğal enfeksiyonu geçirip iyileşen gebelerden neredeyse 2 kat daha yüksek olmasıydı. Çalışma sonuçları BNT6b2 (COMIRNATY) adı verilen aşının anne adaylarını koruduğu gibi, anne karnındaki bebeği de koruyacak şekilde antikor ürettiğinin görülmesi aşçısından anlamlıydı. Çalışmaların bundan sonraki hedefi hamilelerde COVID-19 aşısının yapılması için en ideal takvimi belirlemek  olacak.

Bir başka benzer çalışmada da mRNA ile aşılana gebelerin kordon kanında yüksek oranda anti-başak protein (anti-S) antikoru tespit edilmiştir.  Bu çalışmada gebelerin 2. Doz aşılarını doğumdan 13 hafta öncesinde tamamladıkları, çalışmaya alınan 36 kadının doğurduğu bebeklerin tamamında yüksek oranda Anti-S IgG antikoru tespit edildiği bildirilmiştir. Bu gebelerden sadece biri doğumdan önce 1 doz aşılanmış olmasına rağmen o bebeğin de  diğer bebekler kadar yüksek bulunmuştur. 36 gebeden, 31’inin doğurduğu bebeklerde virüsün bir başka antijeni olan nükleokapsit antijenine karşı antikor oluşumu gözlemlenmemiştir. Anti-S antikor varlığı, anti-N antikor olmayışı anneden bebeğe pasif olarak geçen antikorların varlığını destekleyen bir durumdur. Bu anneden geçen antikorlar, çocuğu kendi antikorlarını üretecek olgunluğa kadar korumakta olup, veriler gebelerin hem kendilerini hem de bebeklerini COVID-19’dan korumak için niye aşılanmaları gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bir sonraki aşamada bebeklerdeki bu pasif kazanılmış antikorların bebekleri ne kadar süreyle koruduğunun ortaya çıkarılmasıdır.
Kaynak: https://www.ajogmfm.org/article/S2589-9333(21)00187-7/fulltext

YORUMLAR

  • 0 Yorum